Medeniyetimiz ve Bilgeler

Zirve öznesi bilgeler, tarih boyunca medeniyetimizde birlik ve beraberliğin sağlanmasında, dayanışmanın artmasında olumlu roller oynadılar. Başka dinlere ve din mensuplarına karşı müsamahalı davranarak iyi ve güzel olanı yaydılar, birliğimizin devamında ve huzurun artmasında öncülük ettiler. 

Fikir ve gönül dünyamızın mimarı olan bu simalar, temel değerlerimizi yaşayarak yaydılar. Orta Asya’dan balkanlara kadar uzanan büyük bir milletin hayat bulmasına öncülük ettiler, devletlerin kuruluşunda etkin rol oynadılar. Büyük medeniyetimizi, eserleriyle çeşitlendirdiler, zenginleştirip güçlü kıldılar. Bizleri, kavim olmaktan millet olmaya götüren idealler aşıladılar. Milletin ufuklarını insanlık ufkuna genişlettiler ve yücelttiler. Fikirleri ve hayat tarzlarıyla birlik bağlarımızı ve sosyal dokumuzu ördüler. Farklı olan dillerimizi, renklerimizi, mezhep ve meşreplerimizi, hatta ayrı dinleri aynı tezgâhta dokuyarak, bizi büyük bir coğrafyada tek millet yapmayı başardılar.

Selçuklu’nun yıkılması, Moğol istilası ve İstiklal Savaşı gibi ara dönemlerde halkın yıkılan maneviyatını yeniden inşa ettiler,  ümit aşıladılar. Milletin hayatına kasteden savaşların kazanılmasında ve iskân politikalarının hayata geçirilmesinde büyük emekler sarf ettiler, fetihleri daha anlamlı ve herkese hayat bahşeder hale getirdiler.  Musibetler karşısında sebatla ve metanetle direnme gücü verdiler, mücadele azmini artırdılar. Manevi yaralarımızı sardılar, yıkılan sosyal yapıların yeniden inşa edilmesinde ustabaşlık ettiler.

İnsanın şahsi hayatını tanzim etmesi ve güzel ahlakın yaygınlaşması için gece ve gündüz çalıştılar. Halka, her defasında yeni bir ruh ve yaşama üslubu kazandırdılar.  Aile hayatının tanzimi, cemiyetlerin gelişmesi, sosyal ve iktisadi hayatın medeni değerlerimize göre düzenlenmesi için hayatlarını vakfettiler. Bu hizmetleri hayata geçirmek ve yaşatmak için sayısız yollar ve usuller buldular: Loncalar, tarikatlar, Ahilik teşkilatı, Bacıyan-ı Rum, tekke ve zaviyeler, medreseler, vakıflar, camiler, cemevleri, ocaklar, dergâhlar ve mevlevihane gibi çok çeşitli müesseseler kurdular.

Her biri farklı mecradan akıp gelen bizleri aynı yolun yolcusu yaptılar. Bizi birbirimizle tanıştırdılar, meşiet-i İlahi ile düşman iken dost ve kardeş ettiler. Birbirimizin dertleriyle dertlenmeyi ve imdadına yetişmeyi öğrettiler, yardımlaşma ve dayanışmayı yaşanır haline getirdiler. Şahsi hayatımızda kemâlâta ulaşmayı öğrettiler, selamet-i kalp üstüne sıhhatli toplumlar inşa ettiler.

Bilgeler ve geleceğimiz: Dünden yarına akan nehirler

Bugün milletimiz, yine bir yenilenme ve iyileşme ihtiyacı duymaktadır. Büyük milletin değişik dil, din ve mezhep unsurları arasında olduğu kadar, her bir kesim içindeki bağlarımız zayıflamaktadır. Milletin ezeli düşmanları da farklı unsurlarımızı birbirine bağlayan ve gevşemekte olan bu dikiş yerlerini fay hattı haline getirme planları yapmaktadırlar.

Ne var ki; yüksek ve kadim değerlerimizi gönüller üstünden hayata geçirmiş bu şahsiyetler,  dağılma zamanlarında ve kuruluş dönemlerinde olduğu gibi bugün de yine pozitif bir rol oynayabilecek kıymettedir. Her biri yaşadıkları dönem itibariyle birer rehber olan bu şahsiyetler, bütün unsurlarımızı da temsil etmekte ve ortak vasıflarıyla bu kesimlerimizi maddi ve manevi bağlarla birbirlerine bağlamaktadırlar.

Bütün unsurlarımızı temsil eden ve bizi tek millet yapan bu şahsiyetler zirvede yalnız konuşulmakla kalmayacak, aynı zamanda bu kesimlerimizden bugün tanınmış şahsiyetler de davet edilecekler ve kendi aralarında çeşitli şekillerde toplantı, panel ve sohbet etme imkânları verilecektir. Bir şûra niteliğinde olacak bilgeler zirvesi, halkın büyük saygı duyduğu tarihe mal olmuş şahsiyetler yanında halen yaşamakta olan şahsiyetleri bir araya getirmekle önemli bir kardeşlik mesajı verecektir.